Z Kuşağını Yönetmek

  

Şimdilerde üzücü bir şekilde şahit oluyorum bebeği olacağını duyduğu andan itibaren bir alışveriş furyası…

Herkes bebeği için her şeyin en iyi ve eksiksiz olmasını ister illa ki… Onu da alayım bu da olsun derken inanılmaz paralar dökülüyor. Ama ne yazık ki bu kargaşanın içinde o güzel günlerin tadını bile çıkaramadan geçip gidiyor zaman… Zaten doğduktan sonra ihtiyaç olduğunu gördükçe alınacak her şey  ama ilk olarak bebeğinizin en çok ihtiyacı olan şey sizin sevginiz…

Çocuk dünyaya geldiği an itibariyle hatta buna karar verdiğiniz an siz olduğunuz siz dışında yeni bir söylem, dil ve davranış şekli geliştirmeniz gerekiyor, tabi rol model olacağınızı da unutmayınız…

Hep söylüyorum şimdiki çocuklar başka Z kuşağının dilinden anlamak gerekiyor. Önceden bebek 40 gün boyunca gözünü açsın diye beklerlermiş. Folik asit bebekleri başka mesela Deniz iki günlükken kafasını kaldırıyordu. Bizler yönetilen bir nesildik, yeni nesil z kuşağı yöneten bir nesil, yönettikleri bir dünyaya geliyorlar. Ebeveynlerin öncelikle yöneten çocukları nasıl yönetmesi gerektiğini öğrenmesi gerekiyor. Çocuklar kural sever, düzen ister. Sizin aciz gördüğünüz bebeğiniz iki günlükken anneyi kullanmaya başlar. Z kuşağını yönetmenin en temel yolu duyguları tanımak ve öğrenmek. Çocuğunuzla göz teması kurun, bir birey gibi görün, her çocuğun biricik ve özel olduğunu asla unutmayın. Çocuklar ne söylediğimizi unutabilirler ama nasıl söylediğimizi asla unutmazlar! Bir şeyi söylerken ne söylediğimizden çok nasıl söylediğimize çaba sarf etmemiz gerekir. 

Çocuğunuza gerektiğinde hayır demesini bilin. Bebeğinizi pamuklara sarıp sarmalayıp bir dediğini iki etmezseniz onu hayata hazırlayamazsınız. Hayatı boyunca yanında olamayacaksınız. Doğru şeyleri öğretip yolundan çekilmeniz gerekir ki hayatla başa çıkabilsin. Karşılaştığı olumsuz olaylar karşısında güçlü durabilsin…

Konuyu ilk başladığım yere getirecek olursam dünyaya geldiği andan itibaren eksiksiz ve her şeyi düşünülmüş olarak başladığı bir hayatta maddi şeylere önem veren ve hiç mutlu olmayan bir nesle sebep olmayalım. Sevgili, saygılı, kibar, doğaya ve canlıya saygılı, sanata ve sanatçıya önem veren, barışçıl, hümanist bireyler yetiştirebilmek dileğiyle...

Sakin bebekler demek rahat anneler demek…

Rahat anne - bebek ve bebek gelişimi

  

Eşim ve ben Deniz’le ilk anlardan itibaren hep bir iletişim halindeydik ona gitar eşliğinde şarkılar söyledik ve konuşmayla kendimizi ifade etmeye çalıştık. Örneğin Deniz'in üzerini giydirirken hava soğuk olduğu için üzerimizi giymemiz gerektiğini açıkladık. 

Peki siz bebeğinizle konuşuyor musunuz?

Bebeğinizle konuşmak, ona bir şeyler anlatmak, şarkılar söylemek bebeğinizin kelime hazinesini, bilişsel kapasitesini geliştirecek ve kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır.

Bebeğinizle konuşurken onun gözlerine bakın. Bebeğiniz için göz teması da oldukça önemlidir. Bir şeyler anlattığınız zaman mimiklerinizi de kullanmayı unutmayın. Sözleriniz ve yüz ifadeleriniz arasında farlılıklar olmamalıdır. Bebeğinizle konuşurken yavaş, yumuşak ve alçak bir ses tonu kullanın. Bebekler yüksek sesten ve onları telaşa sürükleyecek seslerden çok hoşlanmazlar. Ve ses tonunuzdan bile etkilenirler. Bu yüzden panik ve evhamlı annelerin bebeklerinin de daha huzursuz olduğunu düşünüyorum çünkü bebekler kaygılı bir ses tonunu bile hissediyorlar bence. Sakinlik onlar için önemlidir. Ayrıca bebeğinizle ilgili eylemlerde bulunurken ( mesela üstünü değiştirirken veya banyo yaptırırken ) ne yaptığınızı ona sakin bir ses tonuyla anlatın.

Anne sesi bebek için bir güven ve rahatlık sembolüdür. 

Ben bebeklerin her şeyi anladığını, hissettiğini düşünüyorum bu yüzden yaptığınız şeylerden bahsedin ona şarkılar söyleyin sakin bir ses tonuyla onun da size gülümseyerek veya elini, ayağını oynatarak karşılık vermeye çalıştığını göreceksiniz. 

Ve bilinçaltını olumsuz etkilememek adına konuşurken  “ sen büyüdüğünde parktaki çocukları mı döveceksin?” gibi kötü söylemlere (teyzelere :) bebeğinizi maruz bırakmayın 😒 

Bebeğinizin gelişim döneminde onunla çok fazla iletişime geçin. Çocukların içindeki potansiyelin ortaya çıkmasına izin verin ve bunu o kadar çok gözünüzde büyütmeyin (küçük yaşlarda eğitim setleri vs). Yalnızca sabır, ilgi ve sevginizi göstermeniz yeterli. 

Sakin bebekler demek rahat anneler demek :)

Rahat Uyku

  

Ailelerin bir diğer korkulu rüyası ise gece uykuları zira bu konuda birçok yorum ve soruyla karşılaşacaksınız “Geceleri nasıl?” “Uyuyor mu?” veya “Başladı mı uykusuz geceler ?” 

Biz de pek başlamadı açıkçası :) Deniz dünyadaki 2. gününden itibaren kendi odasında uyuyor, birinci ayından itibaren kendi kendine uykuya dalıyor. İlk haftalarda 2-3 kere sonrasında ise sadece bir kere uyandı hatta gece boyu hiç uyanmadığı bile oldu. Uyandığında ise karnı doyduktan sonra uykusuna devam etti. 

Bende bu konu da sizlere bir kaç bilgi ( aldığım eğitimden yola çıkarak ) ve deneyimlerimden bahsetmek istedim. 

Öncelikle oda konusundan bahsedelim bu konu da birçok görüş var. Zira uzmanlar bile bu konuda fikir ayrılığı yaşıyor. Her çocuk özel ve biricik olduğu gibi ailelerin de nasıl bir yol izleyeceği farklılık gösterebilir. Ben bebeğin ilk zamanlardan itibaren kendi odasında uyuması taraftarıyım. Tabi ki annenin toparlanmasıyla da ilgili bu süreç. Ve kendi odasında uyuma düşüncesini ne kadar çabuk hayata geçirirseniz o kadar kolay bir süreç olduğunu düşünüyorum. Hepimiz duyuyoruz 5-6 yaşına gelmiş çocukların hala anne babasıyla uyuduğunu hatta aynı yatakta...

Bu sürecin gerçekleşmesi için önce inanmak ve kararlı olmak gerekiyor. 

Bebeğinizin odasını yatak odanıza en yakın oda olarak belirlemekte fayda var ya da ben uykumda bebeğimin sesini duymam derseniz telsiz de kullanabilirsiniz. 

Ve bebeğinizi yalnız bırakırken gerekli tedbirleri almalısınız;

◦ Özellikle yemek yedikten sonra kusma ihtimaline karşı yan yatırabilirsiniz

◦ Beşiğinin kenarında ya da bebeğin yakınlarında ağız silme bezi, eldiven, çorap gibi bebeğin alıp ağzına yüzüne kapatacağı şeyler olmadığından emin olmalısınız.

◦ Bebeğiniz eldiven kullanıyorsa eldivenlerinin veya çoraplarının lastiğinin elinden çıkamayacağı kadar sıkı olmasına dikkat ediniz. 

Tedbirlerimizi aldıktan sonra belirtmemiz gereken bir diğer konu (ki uyku eğitiminin temelini oluşturuyor bence)bebeğinizi gözlemlemeniz buna “duraklama” da denilebilir. Nedir bu duraklama? Bebeğiniz ağladığında hemen koşup kucağınıza almayın bir süre gözlemleyin. Bu uygulama birçoğunuza acımasızca gelebilir belki ama ben etkili bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Sebebini de şöyle açıklayayım; bebeğiniz uykusu arasında 1,5-2 saatlik periyotlarda uyanır( hatta kimi zaman kendi elini oynatmasına bile uyanabilir) Aslında baktığımızda yetişkinlerde aynı periyotlarda uyanır fakat yetişkinler daha hızlı tekrar uykuya geçtiğinden bu uyanma evrelerini hatırlayamaz. Siz bu sırada hemen koşup bebeğinizi kucağınıza alırsanız bebeğinizin uykusunu bölmüş olursunuz. Ben Deniz’in çoğu kez bir süre sonra tekrar uykuya devam ettiğine şahit oldum. 

Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu ise bebek deyip geçmeyin inanın çok akıllılar. (hele z kuşağı… Folik asit bebeği şimdikiler :)) Bebeğinize belli zamanlarda belli sinyaller vererek gece uykusunu benimsemesini sağlayanız mesela gün içinde emzirirken onunla konuşabilir, şarkı söyleyebilirsiniz gece ise sadece karnını doyurmalısınız neredeyse küsmüş gibi sessiz olmalısınız. Ortam hafif loş olmalı ve gerekmedikçe altını bile değiştirmemelisiniz. 

Gece uykusu sık sık bölünen bebeklerin gün içerisinde de huysuz olduğunu göreceksiniz ve aynı şekilde bu durum tüm aileyi olumsuz etkilediği gibi uykusuzluk nedeniyle ailenin yaşam kalitesinin de düşmesine neden olabilir.

Hep söylediğim gibi bebekler sürekli yapılana alışır (istemsiz bir öğretim yöntemi). Eğer bebeğiniz uyurken aman uyanmasın diye sessiz konuşur gözüne ışık gelmesin diye ışıkları kapatır perdeleri çekerseniz bebeğiniz bunu öğrenir ve uyumak için sizden hep aynı fiziksel koşulları sağlamanızı bekler. Yapmanız gereken ise çok kolay; sadece bebeğiniz uyurken insanları susturmayın fısıltıyla konuşmanıza da gerek yok! Perdeleri çekip ışıkları kapatmayın. Ben eve arkadaşlarımız geldiğinde Deniz’i hiç bir zaman odasına götürüp yatırmadım yanımızda uyusun dedim o muhabbetin içinde uyudu. 

Bebeğiniz hep aynı yerde uyuduğunda bir süre sonra uyumak için aynı yatağını isteyecektir veya siz uyutma yöntemi olarak sallamayı uyguluyorsanız bebeğiniz hep uyumak için sallamanızı isteyecektir. Bebeğinizin farklı yerlerde uyumasını sağlayın “başka yastıkta uyumaz, battaniyesi olmadan uyumaz”derseniz gittiğiniz her yere tüm eşyalarını taşımak zorunda kalırsınız. Farklı yerlerde uyumasını sağlamak için kendi yatağında bile sık sık değişiklikler yapın nevresimlerini veya yastığını değiştirin. 

Bu adımları uygularken en önemlisi kararlı, sabırlı ve sakin olmanızdır.

Unutmayın sakin bebekler demek rahat anneler demek.

Nedir bu RAHAT ANNE?

  

“Artık annesin” le başlayan birçok cümle duydum çevremden, annelik rolünü tek bir kalıba sığdırmaya çalışanlar var, bana göre ise hiç bir şeye engel değildi annelik, daha her şey yeni başlıyordu. Deneyimleyecek daha da çok şey vardı. Artık daha da çılgın olmalıydım birlikte hayal gücümüzü göklere çıkarabilmek için. 

Hayatınıza bir miniğin girmesi hiç bir şeye engel değildir. Siz onun hayatına değil bebeğiniz sizin hayatınıza ayak uydurmalı ki; daha sonra kendi kazandırdığınız alışkanlıklar yüzünden çocuğunuzdan şikayetlenmeyesiniz. Annelik kendi hayatınızı yaşamaya hiç bir zaman engel değildir bu oyunda kuralları siz belirlersiniz. 

Bebekler dünyaya geldiklerinde hiç bir şey bilmiyorlar iyi veya kötü istemli ya da istemsiz kazandığı birçok alışkanlıkta yetişkinliklerin etkisi var. Ve şu da bir gerçek ki bebek bile olsa çocuk bir düzen ve kural ister. Bu kuralları belirleyecek olan anne ve babadır. Alınan kararlar tutarlı ve sürekli olmalıdır. Doğduğu andan itibaren bebeklere sabretme ve kendini sakinleştirme öğretilmelidir. Bebeklikten itibaren “bekleme” yöntemiyle onların daha sakin ve dingin olması sağlanmalıdır. Nedir bu bekleme yöntemi? Bebeğiniz ağladığı anda anında yanına koşup kucağınıza almayınız öncelikle uzaktan gözlemleyerek kendini sakinleştirmesine izin verin inanın bu şekilde yetiştirilen çocukların ilerde daha özgüvenli olduğunu göreceksiniz.

Hem velilerimden hem çevremdeki annelerden gözlemlediğim kadarıyla annelik duygusunu çok yoğun yaşayan kişilerle karşılaştım öyle ki kendi hayatını unutup sadece çocuğu için yaşayan anneler... Buraya kadar bir sorun yok! Asıl üzücü olan sadece çocuğu için yaşayan “mutsuz” anneler… Çünkü kendilerine ait bir zamanları ve hayatları kalmamış. Bana göre annelik bu değil. Anne mutluysa herkes mutlu. Sadece çocukların mutluluğuna değil ailenin yaşam kalitesine de önem vermek gerekir. Çünkü elzem olan kaliteli bir ailede büyüyen mutlu çocuklardır. Kendinize vakit ayırmayı ihmal etmeyin sporunuzu yapın ve ruhunuzu arındırın. Endişelerden ve kötü düşüncelerden uzak durun. Düşünsenize Dünya’da saatte ortalama 15 bin bebek doğuyor. Bu bebekler öyle ya da böyle bir şekilde büyüyor. Yeter ki sağlıklı olsunlar, çok takılmamak lazım kiloluymuş , zayıfmış vs. Tabi ki bir çok yorum duyacaksınız çevrenizden; onlara da çok aldırış etmeyin. Bir bebeği en çok annesi düşünür siz her zaman sakin kalıp bebeğiniz için en uygun olanı tercih edin.  

Sakin bebekler demek rahat anneler demek.